Kayıtlar

Aile İçi Şiddetin Çocuk Üzerindeki Etkisi

Resim
Aile içi şiddet, gerek kentsel gerekse kırsal alanlarda birçok kadın ve çocuğun hayatını etkileyen bir problemdir. Aile içi şiddet, depresif ve psikolojik sıkıntılar,  kaygı bozukluğu gibi ruh sağlığı sorunlarına neden olabilir. Şiddete uğramış kadınların çocukları da bu süreçte  aile içi şiddetten etkilenir. Ebeveynler arasında şiddetin yaşandığı ailelerde büyüyen çocuklar, daha sonraki süreçlerinde şiddet eğilimli olma ya da şiddete maruz kalma ile ilişkili olabilecek, bir dizi ruhsal ve davranışsal problemler yaşayabilirler. Toplumda ruh sağlığı alanının, kadın ve çocuğa karşı uygulanan şiddete karşı çözüm üretmek ve istismar ile ilişkili ruh sağlığı sorunlarının azaltılması üzerinde önemli bir etkisi olabilir. Bu çalışmada, çoğunluğu eşleri ya da ebeveynleri tarafından şiddete uğrayan kadın ve çocuklar, aile içi şiddet kurbanları üzerinde durulmuş ve aile içi şiddet döngüsü ve nedenleri irdelenmiştir. Aile içindeki bu şiddetten, en az anneleri kadar bu d...

Önemi

Resim
Aile içi şiddete birebir maruz kalan  çocukların şiddetten nasıl etkilendiğini belirleyen önemli bir faktör anneleri ile olan ilişkileridir. Çocukların, ya biyolojik ya da üvey babaları tarafından istismar edilenlere göre, kendi anneleri tarafından istismar edildiklerinde, özgüvenleri ve benlik algısı gelişimsel olarak yaşıtlarına göre  daha düşük olduğu bildirilmiştir. Anneleri şiddet gören  çocuklar, başkalarının nasıl hissettiğini anlama konusunda daha az çaba gösterdikleri ve olayları başkalarının bakış açılarından değerlendirdikleri tespit edildiğini görebilmekteyiz. Aile içi şiddetin yaşandığı evlerde, şiddet uygulayan kadınların çocuklarını şiddete maruz kalanlara göre daha fazla istismar ettikleri gözlenmiştir. Sonuç olarak, ebeveynleri tarafından istismar edilenler, diğer gruplara göre çocukluk çağından itibaren sıklıkla daha fazla saldırgan davranışlar göstermektedirler.

Sonuç

Resim
Yaşamında  sevgiye doymamış insanın dengeli bir kişilik geliştirmesi de başkalarını sevmesi de olanaksızdır çünkü; ne yaşarsan ileri ki hayatta da onun yansımaları etkili olacaktır. Birey  yeteri kadar sevgi  almadığı zaman empati kuramaz ve başkalarıyla  paylaşamaz. Çocuklukta sevginin anne baba gibi bir iki kaynaktan alınması önemlidir. Anne ve babalar çocuklar için ve çocukların yarınları için olmazsa olmaz sevgi, güven ve umut kaynaklarıdır. Ayrıca sevgi ilişkisi sürekli olmalıdır. Çok değişik kişilerden gelen sevgi doyurucu olmaz. Sevgi gereksinimi çok değişik kişilerden ve düzensiz olarak karşılayan bir çocuk, güven duygusu geliştiremez. Akrabalar arasında elden ele gezen çocuklar, sevilseler de doyumsuz kalırlar. Sevgi konusunda bir başka gerçek daha vardır ki, o da sevilme gereksiniminin ömür boyu sürdüğüdür. Sevgi açlık ve susuzluk gibi sürekli doyurulmak istenen bir duygudur. Hayatta sevgi yerine geçecek onun boşluğunu dolduracak başka bir şey gösterilemez...